MEFKÛRE OKUMALARI


USPUM – Bir Neslin Yeniden Ayağa Kalkma Çağrısı
“Mefkûre” kelimesi, Arapça f-k-r kökünden gelir. Düşünmek, fikir yürütmek, zihni bir hedefe doğru seferber etmek demektir. Mefkûr, düşünülen; mefkûre ise uğruna yaşanan, yoluna baş konulan büyük ülküdür.

Bugün gençlerin bilmediği, bizimse bildiğimiz ama unuttuğumuz şey tam olarak budur: Mefkûre.
İnsan mefkûresi kadar büyüktür. Toplumlar da öyle.
Mefkûresini kaybeden bir nesil, pusulasını kaybetmiş bir gemi gibidir; hareket eder ama nereye gittiğini bilmez. USPUM’un ve Muhammed Taha Geregerlioğlu’nun fikrî çizgisinde duran anlayış tam da burada söz alır:
Yönsüzlüğe karşı istikamet, dağınıklığa karşı birlik, umutsuzluğa karşı ideal.
Biz Bildik… Sonra Unuttuk
Bir zamanlar bu topraklarda mefkûre vardı.
İlimle yoğrulmuş, ahlakla taşınmış, adaletle yürütülmüş büyük idealler vardı. İnsanlar “neden yaşıyorum?” sorusuna cevap verebiliyordu.
Zaman geçti. Günlük telaşlar, küçük hesaplar, bireysel kaygılar büyük hedeflerin önüne geçti. Biz bildik ama unuttuk.
Gençler ise hiç duymadı.
Gençler İçin Mefkûre Vermek
Mefkûre Okumaları, gençlere slogan değil, istikamet verir.
Hazır cevaplar değil, sahih sorular kazandırır.
Kimlik dayatmaz; şahsiyet inşa eder.

USPUM’un misyonu; düşünen, sorumluluk alan, yaşadığı çağı okuyabilen ama kökleriyle bağını koparmayan bir gençlik inşa etmektir.
Vizyonu; fikrî derinliği olan, ahlaki omurgaya sahip, birlikte düşünebilen ve birlikte yürüyebilen bir toplumsal bilinçtir.
Değerleri ise nettir: İlim, hikmet, adalet, sorumluluk ve birlik.
Birlik Duygusu ve Yol Haritası
Mefkûre, bireysel bir hayal değildir; ortak bir yürüyüştür.
Bu yürüyüşün yol haritası şudur:
1. Düşün – Okumadan, anlamadan, sorgulamadan olmaz.
2. Kökünü Bil – Kim olduğunu bilmeyen, ne olacağını bilemez.
3. Ahlakı Merkez Al – Güç ahlakla birleşmezse yıkıma dönüşür.
4. Birlikte Hareket Et – Mefkûre tek başına taşınmaz.
5. Sorumluluk Al – Seyirci değil, özne ol.

Son Söz
Bu çağın en büyük eksiği bilgi değil, istikamettir.
İstikamet ise mefkûreyle kazanılır.
Mefkûre Okumaları, gençlere kaybettikleri kelimeyi değil,
kaybettikleri anlamı geri vermek içindir.
“Bir nesil mefkûresini kaybederse, başka mefkûrelerin hamalı olur.”