YÜRÜYÜŞÜMÜZ İÇERİSİNDE İSLAMCILIK; FONKSİYONU VE GELECEĞİ

 

İslamcılık 150 yıldan beri çeşitli yönleriyle, fonksiyonları ve yapıp ettikleriyle tartışılan bir konudur. Zaten hem taşıdığı anlam ve değerler hem de evrensel düzeydeki aksiyoner tutumuyla İslamcılık tartışılmayı hak eder. Daha da tartışılmaya devam edeceğe benzemektedir.

Ben de bu tartışmaya katkı sunmak için iki makaleyle sürece dahil olacağım. Önce bugün sizlere İslamcılığın nasıl ortaya çıktığını, içerik ve anlamının ne olduğunu arz edeceğim. Bir sonraki gün İslamcılığın nasıl bir hareket olduğunu ve hangi fonksiyonu yerine getirdiğini belirtmeye çalışacağım. Buna paralel olarak bugün gelmiş olduğumuz noktayı tespit edip, bundan sonra İslamcılığın nereye evrileceğini; bizim ve dolayısıyla dünyanın nasıl bir döneme gireceğini sizlerle paylaşacağım. Bu vesileyle hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

 

1- İslamcılık Kavramı Nasıl Doğdu:

İslamcılık olgusu ve kavramı, insanlık tarihinin yürüyüşü içerisinde zorunlu olarak ortaya çıkmış bir olgu ve kavramdır. Bunu biraz analiz edersek konuyu daha yakından görme imkânımız olur. Şöyle ki:

İslami bir okumayla insanlık tarihini üç bölümde ele alınabiliriz. Bunlar:

1- Peygamberler dönemi: Bu dönem, ilk insan ve ilk Peygamber olan Hz. Adem’den başlayıp Hz. Muhammed (as) ile son bulan dönemdir. Allah Teala bu dönemde bütün insanlığa insanca bir hayatın ilke, prensip ve ayrıntılarını göstermek için belde belde, il il ve bölge bölge yaklaşık 124000 Peygamber ve onlarla beraber de din göndermiştir.

Hz. Muhammed (as)dan sonra artık peygamber yoktur ve olmayacaktır. Ancak peygamberlerin öğretilerinin etkinliği ve fonksiyonu ilk günkü gibi bugün de tazedir ve devam etmektedir.

Bu dönemde gönderilmiş peygamberlerin ortak özelliği, Allah’ın kendileriyle veya kendilerinden önce gönderdiği ve onların da uymalarını istediği dinin, bütününe sahip çıkmış; onun bütününü esas almış yaymış, yaşamış ve uygulamış olmalarıdır.

2- İslam devletleri dönemi: Bu dönem Hz. Ebubekir (ra) ile başlayan, Raşit Halifeler, Emeviler, Abbasiler, Karahanlılar, Selçuklular dönemi ile devam eden ve tarihçi Prof. Dr. Halil İnalcık’ın deyimiyle Osmanlı Devleti’nin durdurulmasıyla son bulan dönemdir.

İslam devletleri her şeyiyle yaşayamasalar bile peygamberler dönemi gibi ‘Bütüncül İslam’a ya da İslam’ın bütününe sahip çıkmışlar, O’nu esas almış ve uygulamışlardır. Hem peygamberler hem de İslam devletleri döneminde hâkim olan İSLAM hem Kâinat, hayat ve insanı anlatan bir teoridir hem de hayatın bütün yönlerini düzenleyen bir pratiktir. Hayatın bazı yönlerine genel prensipler ve ilkeler koyar, bir kısmına orta düzeyde kurallar getirir, arayı İslami bir anlayışla Müslümanların doldurmasını ister, bir kısmına da en ince teferruatına kadar yaşam biçimi vaz’eder.

3- İslami organizasyonlar dönemi: Bu dönem, yaklaşık 150 yıl önce Osmanlı devletinin sahneden çekilmeye başlaması ve yerini dolduracak başka bir İslam devletinin de olmaması sebebiyle, kısmen onun yerini tutacak bir proje olarak Müslüman entelektüeller tarafından ortaya atılıp geliştirilmiş bir projedir. Bu dönemin hayat nizamının/teorisinin ya da dünya görüşünün adı İslamcılık’tır. İşte zorunlu olarak İslamcılığın ortaya çıkması bu döneme rastlar. İsim babalığı yabancılara aittir. Biraz analiz ederek İslamcılığı daha yakından görelim:

2- İslamcılık Nedir:

İslamcılık, aslında İslam’a bir bakış ve yaklaşım biçimidir. O konuya girmeyeceğim ama Müslümanlar arasında başka yaklaşım biçimleri de vardır.

İslamcılık, İslam’dan çıkarılmış bütüncül ve aksiyoner bir İslami anlayışıdır. Daha açık bir ifadeyle Kur’an ve Sünnet başta olmak üzere I. İslam Medeniyetini oluşturan bilimsel, ahlaki, teknolojik ve yapısal unsurları ve bu çağın doğru bilgilerini esas alan mücahit Müslüman entelektüellerin/İslam bilginlerinin oluşturup geliştirdiği ve çağın idrakine sunduğu İslami bir dünya görüşüdür.

İslamcılık, söz konusu aynı unsurlar esas alınarak sürekli geliştirilebilir hatta geliştirilmelidir. Bu çok çok önemli bir konudur.

Devam edecek…

Prof. Dr. Ömer ÖZYILMAZ

Erzurum Yüksek İslam Enstitüsü mezunudur. Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde Master ve Doktora yapmıştır. Erzurum Şair Nef'i Ortaokulu, Hınıs, Pasinler ve Erzurum Atatürk Liseleri Öğretmenliği, Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Görevliliği, Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Eğitim Bilimleri ve İslam Eğitimi Öğretim Üyeliği, Özel Sektörde Genel Müdürlük, Yazarlık, TBMM XX. ve XXII. Dönem Erzurum Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve üç çocuk babasıdır.



Yazar: Prof. Dr. Ömer ÖZYILMAZ
Erzurum Yüksek İslam Enstitüsü mezunudur. Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde Master ve Doktora yapmıştır. Erzurum Şair Nef'i Ortaokulu, Hınıs, Pasinler ve Erzurum Atatürk Liseleri Öğretmenliği, Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Görevliliği, Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Eğitim Bilimleri ve İslam Eğitimi Öğretim Üyeliği, Özel Sektörde Genel Müdürlük, Yazarlık, TBMM XX. ve XXII. Dönem Erzurum Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve üç çocuk babasıdır.