ERKLER MÜCADELESİNİN ŞİFRESİ “Sermayeden Bilgiye, Bilgiden Algoritmaya” (2)

13 yıl önce kaleme aldığım makalemin başlığını bu şekilde değiştirmem zannedersem zamanın ruhuna daha uygun düşecektir.

 

BİLGİ ÇAĞI 2.0

 

Bilgi tek başına yetmemektedir. Şu an “Veri+Algoritma+Yapay Zekâ” yeni üretim araçları artık. Google, Meta, OpenAI gibi şirketler bilgiyi işleyip güce dönüştürmektedirler. Bu güç önümüzdeki yüzyıl Ekonomik Hayatı, Sosyal ve Hukuksal Yaşantıyı geçmişte olduğu gibi kendi istek ve arzuları doğrultusunda şekillendirecektir.

 

FİNANS KAPİTALİZMİ

 

Kripto, Merkeziyetsiz Finans, Dijital Para yani “Finans Kapitalizmi” bugün hayatımıza artık fiziki olarak değil dijital olarak hükmetmektedir.

 

İlk çağlarda insan gücüne dayanan ekonomik sistem nasıl ki köleliği ortaya çıkarmıştı; bugün ise “Dikkat Ekonomisi”, “Verisini Satan Kullanıcı”da yeni bir bağımlılığı; tabiri caizse “Modern Kölelik Biçimi”ni ortaya çıkartmaktadır.

 

Peki biz bu mekanikleşen, ruhsuz insanlığı modern köleliğe mahkum eden acımasız yeni düzene karşı nasıl bir alternatif ortaya koyabiliriz?

 

Bu sorunun cevabı Kendi Geçmişimizde, Kendi Genetiğimizde, Kendi Köklerimizde gizlidir.

Bu sorunun cevabı İnsanlığa Rahmet ve Saadet getirmiş yüzyıllar boyunca bu Coğrafyada 72 millete adaletle hükmetmiş “Kendi Öz Yönetim Biçimimiz”de yatmaktadır.

 

Bu yüzyılda mekanikleşen, robotlaşan ruhsuz Dünyada; Bilgiye en hızlı erişen değil, Bilgiyi kendisi üreten ve Bilgiyi ahlakla kullanan toplumlar ayakta kalacaktır.

 

2026 yılı itibari ile yeniden ifade etmek gerekirse:

 

ALGORİTMA KAPİTALİ

 

Bugün görüyoruz ki BİLGİ tek başına yetmemektedir. Artık Bilgiyi işleyen onu anlık Veri ve Algoritmaya çeviren ekonomik gücü de elinde tutmaktadır.

 

“Enformasyon Kapitali”nin yerini artık “Algoritma Kapitali” almıştır .Yapay zeka, Büyük Veri, Dijital Platformlar artık yeni üretim araçları olmuşlardır.

Örneğin Tiktok’un algoritması 1 milyar insanın dikkatini yönetmektedir.

 

Sermaye fiziki sınırları aşmış Kripto ve Dijital Para ile sınır tanımaz hale gelmiştir.Aynı zamanda “İnsan Dikkati”nin kendisi de yeni bir KÖLELİK biçimine dönüşmüştür.

 

İşte bu yüzden önümüzdeki yüzyılda ayakta kalacak olan toplumlar sadece BİLGİYE en hızlı ulaşanlar değil, BİLGİYİ Ahlakla Üreten, Teknolojiyi İnsan için kullanan ve kendi verisinin sahibi olan toplumlar olacaktır.

 

“TÜRKİYE VİZYONU”

 

“Ekonomik Mekansal Dönüşüm” ibresinin yeniden Asya’ya döndüğü bu zaman diliminde Türkiye’nin bu dönüşümde söz sahibi olabilmesi için ÜRETİMİ, EĞİTİMİ ve TEKNOLOJİ’ yi birleştiren bir vizyona ihtiyacı vardır.

 

Bu vizyonunu daha önce tarihin kendisine yüklemiş olduğu misyon ile harmanlarsa sadece kendisinin değil Gönül coğrafyasındaki Milletler dahil tüm Mazlum Halkları bu Modern Köleliğe karşı koruyabilir.

 

Unutulmamalıdır ki ilmin kaynağı VAHİY’dir. Yüce Yaradan Kur’an-ı Kerim’de Biz insana her şeyi kalemle öğrettik der. İnsanlık tarih boyunca düştüğü her çıkmazdan, her bataklıktan Allah’ın Peygamberleri veya onun Naipleri sayesinde kurtulmuştur.

 

Beşeriyet 7.yüzyıla gelirken tam anlamıyla bir uçurumun kenarında idi.İnsani bütün değerler ayaklar altında, kadın alınıp satılan bir mal, güçlünün haklı olduğu, mazlumun hakkını alamadığı karanlık bir devir yaşanıyordu.Tam Bu esnada Arabistan Çölüne inen bir “NUR” bütün Dünyayı aydınlattı ve Beşeriyeti düştüğü uçurumun kenarından çekti aldı.

 

Bu tarihi süreçlerde Rabbül Âlemin bu Millete bu Coğrafyaya bir misyon yükledi.Bunun nasıl geliştiğini,hangi tarihi süreçlerden geçip neşvünema bulduğunu “Anadolu Kardeşliğinin İlahi ve Tarihi Şifreleri adlı makalelerimde uzun uzun anlatmıştım.

 

 

Şimdi İnsanlığın içine düşeceği bataklığı bertaraf etmek için bu Millete yeni bir fırsat daha doğmaktadır. Yukarıda da belirttiğim gibi Algoritma Kapitalinin Beşeriyeti Modern köleliğe hapsedeceği bu zamanda Türkiye yeni bir vizyon ile Eğitimi, Üretimi ve Teknolojiyi geçmişte olduğu gibi Ahlak ve Edeple birleştirebilirse Dünyanın her köşesine dokunabilir, İnsanlığa yeniden Barış, Huzur ve Bereket getirebilir.